Bu ilahiyi uygulamada oku! Çevrimdışı erişim ve daha fazlası.

İndir
Abdullah Tamamlar

Ey Dostlar Kulak Verin Söylediğime

visibility 17 Okunma
Ey dostlar, kulak verin söylediğime, Ne sebepten altmış üçte girdim yere? Mirâc sırasında Hakk Mustafa ruhumu gördü, O sebepten altmış üçte girdim yere. Hakk Mustafa Cebrâil’den eyledi sual “Bu nasıl ruh, bedene girmeden buldu kemal?” Gözü yaşlı, halkın başçısı, bedeni hilal; O sebepten altmış üçte girdim yere. Cebrail dedi: “Ümmet işi size tam hak Göğe çıkıp meleklerden alır ders Feryadına feryad eder yedi kat gök… ” O sebepten altmış üçte girdim yere Önce “Elestû birabbikum?” dedi bil Hakk “Kalu bela” dedi ruhum, aldı ders Hak Mustafa oğul” dedi bilin mutlak O sebepten altmış üçte girdim yere “Evladım” deyip Hakk Mustafa eyledi kelam Ondan sonra bütün ruhlar eyledi selâm Rahmet denizi dolup taş, diye yetişti haber O sebepten altmış üçte girdim yere. Rahim içinde belirdim, ses geldi; “Zikir söyle!” dedi, organlarım titreyiverdi Ruhum girdi, kemiklerim Allah” dedi; O sebepten altmış üçte girdim yere. Dörtyüz yıldan sonra çıkıp ümmet olacak Nice yıllar dolaşıp halka yol gösterecek On dört bin alimler hizmet eyleyecek O sebepten altmış üçte girdim yere. Dokuz ay ve dokuz günde yere düştüm; Dokuz saat duramadım, göğe uçtum; Arş ve Kürsü derecesini varıp kucakladım; O sebepten altmış üçte girdim yere. “İnna fetehna… “yı okuyup anlam sordum; Işık saldı, kendimden geçip cemal gördüm; Hocam vurup “Sus'” dedi, bakıp durdum; Yaşımı saçıp, çâresiz olup durdum ben işte. “Ey cahil, gerçek bu!” diye söyledi, bildim; Ondan sonra çöller gezip Hakk’ı sordum; Nasip etti, şeytanı tutup bindim; Kararlı olup, belini basıp ezdim ben işte. Zikrini tamam eyleyip döndüm divaneye; Hakk’tan başka birşey demeyip bilmeyene Mumunu arayıp çırak girdim pervaneye; Kor ateş olup, kavrulup yanıp söndüm ben işte. Nam ve nişan hiç kalmadı, “Lâ… -La…” oldum; Allah zikrini diye diye “…illâ…” oldum; Halis olup, muhlis olup “…lillah” oldum; “Fena fillah” makamına geçtim ben işte. Arş üstünde namaz kılıp dizimi büktüm; Dileğimi deyip, Hakkâ bakıp yaşımı döktüm; Yalancı âşık, sahte sufi gördüm, kötüledim O sebepten altmış ûçte girdim yere. Candan geçmeden “Hû Hû” demenin hepsi yalan; Bu arsızdan sormayın sual, yolda kalan; Hakk’ı bulanın özü gizli, sözü gizli O sebepten altmış üçte girdim yere. Bir yaşımda ruhlar bana pay verdi; İki yaşta peygamberler gelip gördü; Üç yaşımda Kırklar gelip halimi sordu; O sebepten altmış üçte girdim yere. Dört yaşımda Hakk Mustafa verdi hurma. Yol gösterdim, yola girdi, nice günahkar Nereye varsam Hızır Baba’m bana yoldaş O sebepten altmış üçte girdim yere. Beş yaşımda belimi bağlayıp ibadet eyledim Nafile oruç tutup âdet eyledim Gece gűndüz zikrini deyip rahat eyledim O sebepten altmış üçte girdim yere. Altı yaşta durmadan kaçtım insanlardan Göğe çıkıp ders öğrendim meleklerden; İlgimi kesip bütün tanıdık bağlardan; O sebepten altmış üçte girdim yere. Yedi yaşta Arslan Baba’m arayıp buldu; Her sırrı görüp perde ile sarıp kapadı Allah’a hamd olsun, gördüm” dedi, izimi öptü; O sebepten altmış üçte girdim yere. Azrail gelip Arslan Baba’mın canını aldı; Huriler gelip ipek kumaştan kefen eyledi Yetmişbin melekler toplanıp geldi; O sebepten altmış üçte girdim yere. Namazını kılıp yerden kaldırdılar Bir anda cennet içine ulaştırdılar, Ruhunu alıp “İlliyyin” cennetine girdirdiler O sebepten altmış üçte girdim yere. Allah, Allah yer altında vatan eyledi Münker-Nekir “Men rabbük?” deyip soru sordu; Arslan Baba’m İslâm’ından beyan eyledi O sebepten altmış üçte girdim yere. Akıllı isen, erenlere hizmet eyle Emr-i mâruf kılanları aziz eyle Nehy-i münker kılanları hürmetli eyle O sebepten altmış üçte girdim yere. Sekizimde sekiz yandan yol açıldı; “Hikmet söyle!” diye, başlarıma nur saçıldı; Allah’a hamd olsun, Pir-i kamil mey içirdi; O sebepten altmış üçte girdim yere. Pir-i kamil Hakk Mustafa, şüphesiz bilin; Nereye varsan, vasfını söyleyip saygı gösterin Salât-selâm deyip Mustafa ya ümmet olun; O sebepten altmış üçte girdim yere. Dokuzumda dolanmadım doğru yola; Teberrük deyip alıp yürüdü elden ele; Sevinmedim bu sözlere kaçtım çöle; O sebepten altmış üçte girdim yere. On yaşında delikanlı oldun Kul Hoca Ahmed; Hocalığa bina koyup, eylemeden ibadet; Hocayım, deyip yolda kalsan, vay ne hasret O sebepten altmış üçte girdim yere. Hoca Ahmet Yesevi

Paylaş ve Destekle

chat share