Abdullah Tamamlar
Zıtlıklar Ufku
visibility
26 Okunma
Bahar bir amansız kar-buz içinde,
Her ufukta masmavi bir aydınlık.
Hülyâlarımız var Çin’de, Maçin’de,
Gözde uzaklık, gönülde yakınlık.
Hedef tâ Kafdağı’nın arkasında,
Dere, vadi şâhikaya yol olmuş;
Yolda şafak şölenleri ard arda,
Işık atakta, zulmetse yorulmuş…
Aşılmaz rampalar iniş ufuklu,
İnişlerse geçit vermez sarp yokuş;
Boş sandığın, umman gibi dopdolu,
Umman görünenlerse sığ ve bomboş.
Saf yağmurla kara çamur iç içe,
Kuru balçık bir dirilişe gebe;
Karanlık nûrların alnında peçe,
Işıklar yağıyor açık her kalbe.
Gerçi poyraz az serince esiyor,
Tülleniyor sık sık acı bir melâl;
Ama sürprizler de nefes kesiyor,
Yeniden iç içe yıldız ve hilâl…
Zaman altın çağlar gongu vuruyor,
Her ses âdeta bir ikbal bestesi;
Devran gerçek eksenine yürüyor
Her bucakta Hızır, İlyas nefesi.
Arkada kırık kalbler var hüzünlü,
Bahar gelsin, güller açsın dilerler.
Aşkla gerilmiş, hizmete gönüllü,
Oturup kalkar, ‘Allah’ der inlerler…