Bu ilahiyi uygulamada oku! Çevrimdışı erişim ve daha fazlası.

İndir
visibility 22 Okunma
Esb-i nefse râkib olma pâreler bir gün seni Emîn olma tîğ-ı ağyâr yâreler bir gün seni Devr edüp ebnâ-yı âdem şâh gedâ olur türâb Kat’-ı re’sin kâsıdânı âreler bir gün seni Boş yorulma Rüstem ü Zâl’ler zevâle erdiler Şübhe var mı hâm türâbe saralar bir gün seni Nâz ile perverdigânın ‘âkıbet mevtin arar Ka’r-ı kabrin hâbgâh-veş çâreler bir gün seni Lutfiyâ bu derde çâre gayr-i mahlûkdur velî Hazret-i Mevlâ’ya dön gaffâreler bir gün seni Binmişsin nefsin atına, zannedersin ki dörtnala gidersin sonsuzluğa. Oysa o at, bir gün seni parçalar; At senin değil, sen onun binicisisin aslında. Boşuna yorulma ey kahraman, Rüstemler, Zâller bile soldu, Güç-kuvvetleri küle karıştı. Bundan şüphen mi var, O soğuk toprak, kefenle birlikte seni de saracak bir gün. Nazla, kibirle büyüyen her varlık, sonunda ölümün nazarına düşer Bütün iddialarına mezarın koynunda, uyku gibi bir sessizlik çare olur. Ve ey Lutfiyâ, bu derde yaratılmıştan çare yok! Derman yalnız Yaratan’da, affedici Mevlâ’da… Zira gün gelir, Gaffâr olan Allah’a döndürürler seni de — O Allah seni rahmetiyle arıtır, ve seni affeder.

Paylaş ve Destekle

chat share