Bu ilahiyi uygulamada oku! Çevrimdışı erişim ve daha fazlası.

İndir
visibility 40 Okunma
On dört asır evvel, yine böyle bir geceydi Kumdan, ayın on dördü, bir Öksüz çıkıverdi! Fakat o ne husrandı ki: hissetmedi gözler, Kaç bin senedir, halbuki bekleşmedelerdi! Nerden görecekler? Göremezlerdi tabiî: Bir kerre, zuhûr ettiği çöl en sapa yerdi; Bir kerre de, cahiliyet asrıydı, o zamanlar, Felaketler içindeydi, bu günden de beterdi. Sırtlanları geçmişti insanlar yırtıcılıkta; Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi! Fevzâ bütün âfâkını sarmıştı zemînin. Salgındı, bugün Şark’ı yıkan, tefrika derdi. Bir gece sen geldin Muhammed bir gece sen geldin Mustafa **** Derken, büyümüş kırkına gelmişti ki Öksüz, Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi! Bir nefhada insanlığı kurtardı o Masum, Bir hamlede kayserleri, kisrâları yere serdi! Aczin ki ezilmekti bütün hakkı, dirildi; Zulmün ki, yenilmek aklına gelmezdi, Âlemlere rahmetti, evet, bütün insanlığa Adalet isteyenlere adaleti getirdi Dünya neye sâhipse, onun vergisidir hep; Âşıktır ona cem’iyyeti, âşıktır ona ferdi. Âşıktır o Mâsûma bütün bir beşeriyet.. Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret… Bir gece sen geldin Muhammed bir gece sen geldin Mustafa

Paylaş ve Destekle

chat share