Bu ilahiyi uygulamada oku! Çevrimdışı erişim ve daha fazlası.

İndir
Abdullah Tamamlar

Öteler Üzerindeki Kaneviçe

visibility 18 Okunma
Zümrüt gibi yemyeşil tepelerin üstünde, Neş’elerimizi gıcıklayan ses ve soluk; Dört bir yanda Cennet çeşmeleri oluk oluk; Sarıyor her an rûhları ayrı bir mutluluk Ebedî vuslata açılan kapı önünde… En sihirli renkleriyle gül, papatya, zambak, Menekşe, yâsemin ve yapraklarda jâleler; Mahmur bakışlarıyla sümbüller ve lâleler; Renk-ışık arası gelip giden pervâneler, Tülleniyor her ufukta güzellikler apak. En nefis hülyâların gönlümü sarışında, İman aslâ aldatmayan biricik rehberim: Onunla varlığa bakar onunla severim; Ve onunla ne esrarlı şeyler hissederim Şu renk renk tüllenen âlemin her karışında. Rûhun sıçrayıp sonsuza açıldığı yerde, Belirir hayâlimde mânâlardan birer iz; Gâipten gönlüme bir şeyler fısıldar sessiz; Anlaşılmaz bir dille ki harfsiz, kelimesiz, Sanki gök kapıları gıcırdar az ilerde… Böyle bir noktada varlığı dinlerken insan, Gönlünde hep Sonsuz’un nağmelerini duyar; Ovalar, obalar ve sahillerde her bahar, Bir zamanlar yitirdiği Cennetleri arar; Duygularında yan yana ümit ve de hicran… Mecnun gibi rastgeldiği her şeyi kucaklar; Otu, ağacı, taşı, toprağı, tüm varlığı, Aynı görür her zaman ışığı, karanlığı; Hep rızayla karşılar hastalığı, sağlığı, Kul olsa da âdeta sultanlar gibi yaşar.

Paylaş ve Destekle

chat share