Bu ilahiyi uygulamada oku! Çevrimdışı erişim ve daha fazlası.

İndir
visibility 12 Okunma
Nefsin, irâdeni takmış sürükler; Kibrin, bencilliği durmaz körükler; Dilin, her günâhı şeytana yükler; Sana, senden başka düşman ne gerek! **** Bâtılı hak bilir, yola çıkarsın; Rüşvet diye, türbede mum yakarsın; Mavi boncuk takar, fala bakarsın; Putlar mekânında, akıl ne gerek ! **** Hasta anan gezer, baston değnekle; Mayısın haftası, gelsin ki bekle. Borç ödersin, sene de bir çiçekle, O kırık vazoda, çiçek ne gerek ! **** Bülbüle ne fayda, o güzel sesten? Sanma ki; mutludur, altın kafesten, Hangi tâc değerli, hür bir nefesten. Vicdânı susturan, servet ne gerek ! **** Güyâ doyurmakla, bir kaç fakiri; Sanma ki; arınır, servetin kiri. Bir elin Kur’ân’da, kadehte biri; Münâfık sözüne, sözlük ne gerek ! **** Yıllar, seller gibi akıp giderken, “Kâbe” diyenlere, dersin ki: “erken !” İsrâfil, kıyâmda Sûr’a üflerken; Berzâh kapısında, “eyvah !” ne gerek ! **** Bir “moda” salgını, almış yürürken; Varlık şuurunu, şehvet bürürken; Hevâ toprağında, tohum çürürken; Bu batak tarlada, harman ne gerek ! **** Hak diyene, kara damga vuranda; Dürüstlüğü, aptallığa yoranda; Zekâttan kaçmaya, fetvâ soranda, Kara servetlere, hayret ne gerek ! **** Yalandır.. Dünyada bütün alkışlar, Bunu haykırıyor, dikili taşlar. Ölümsüz yolculuk, ölümle başlar; Sana, Hakk’tan başka, bir dost ne gerek! **** Ey ! Bugün kendini aldatan insan; Yarın bakacaksın, karşında Mîzân. Haydi.. Göster artık, birazcık iz’ân, Daha bundan başka, gerçek ne gerek !

Paylaş ve Destekle

chat share