Bu ilahiyi uygulamada oku! Çevrimdışı erişim ve daha fazlası.

İndir
RİSALE-İ NUR

Risalei Nur Ramazan Risalesi 3.Nükte

visibility 20 Okunma
Oruç, hayat-ı içtimaiye-i insaniyeye baktığı cihetle çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: İnsanlar maişet cihetinde muhtelif bir surette halk edilmişler. Cenâb-ı Hak, o ihtilâfa binaen, zenginleri fukaraların muavenetine davet ediyor. Halbuki, zenginler fukaranın acınacak acı hallerini ve açlıklarını, oruçtaki açlıkla tam hissedebilirler. Eğer oruç olmazsa, nefisperest çok zenginler bulunabilir ki, açlık ve fakirlik ne kadar elîm ve onlar şefkate ne kadar muhtaç olduğunu idrak edemez. Bu cihette insaniyetteki hemcinsine şefkat ise, şükr-ü hakikînin bir esasıdır. Hangi fert olursa olsun, kendinden bir cihette daha fakiri bulabilir; ona karşı şefkate mükelleftir. Eğer nefsine açlık çektirmek mecburiyeti olmazsa, şefkat vasıtasıyla muavenete mükellef olduğu ihsanı ve yardımı yapamaz, yapsa da tam olamaz. Çünkü, hakikî o hâleti kendi nefsinde hissetmiyor. Lügatler : binaen : dayanarak Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan şeref ve yücelik sahibi Allah cihet : taraf, yön elîm : acı ve sıkıntı veren fıtrî : doğal, yaratılıştan gelen fukara : fakirler, yoksullar hadsiz : sınırsız hakikî : asıl, gerçek hâlet : durum, hâl halk etme : yaratma hayat-ı içtimaiye-i insaniye : insanlığın toplumsal hayatı hikmet : fayda hususan : özellikle idrak : anlayış, kavrayış ihsan : bağış, ikram, lütuf ihtilâf : anlaşmazlık, uyuşmazlık iktidar : güç, kuvvet, idare gücü in’am : nimetlendirmeler keyfemâyeşâ : kendi keyfince, keyfi nasıl isterse, başıboş kıymettar : kıymetli kuvve-i zâika : tad alma duyusu maişet : geçim, yaşayış mazhar : erişme, nail olma mecburiyet : zorunluluk memnûiyet : yasaklanmış olmak, men edilmek mevhum : gerçekte olmadığı halde var sayılan muavenet : yardım muhtelif : çeşitli mükellef : yükümlü nefisperest : nefsin arzu ve isteklerine çok düşkün olan nefs : kişinin kendisi nimet-i İlâhiye : Allah’ın nimeti nükte : ince ve anlamlı söz Ramazan-ı Şerif : şerefli Ramazan ayı rububiyet : Rablık; Allah’ın herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulundurması suret : biçim, görünüş şefkat : acıma, merhamet şehadet : şahidlik, tanıklık şükr-ü hakîki : gerçek şükür şükr-ü mânevî : mânevî şükür telâkki : anlama, kabul etme tenâvül : yemek veya içmek terbiye : belli bir amaca erişecek şekilde geliştirme, olgunlaştırma vazife-i insaniye : insanlık görevi

Paylaş ve Destekle

chat share